2008 Pekin Olimpiyatları Kapalı Yüzme Havuzu

2003’ün sonlarına doğru açılan, 2008 Pekin Olimpiyatları Ulusal Yüzme Merkezi uluslararası tasarım yarışmasını PTW (Peddle Thorp & Walker) kazandı.
"Watercube" (Su Küpü) olarak bilinen tasarım, su kabarcıklarının geometrisiyle oynanarak kristalize edilmiş, masif bir dikdörtgen formdan oluşuyor. Strüktürün doğal formu, Herzog de Meuron tarafından tasarlanan dairesel ana stadyumla uyum içinde çalışabilmesi için özellikle tasarlanmış. Bu tesis olimpiyatlardan önce ve sonra da çok amaçlı rekreasyon alanları ve seçkin bir yüzme merkezi olarak kullanılabilecek. 

PTW yöneticilerinden Andrew Frost "Su Küpü" konseptinin, çok basit ve anlaşılır kare formunun, strüktürü tasarlamak ve binayı kaplamak için su kabarcıkları teoremini kullandığını ve bu durumun da tasarımı özgün kıldığını açıklıyor. Doğal bir sistem gibi rastlantısal oluşunun ardında çok sıkı ve birbirini tekrar eden matematiksel bir hesap olduğunu söyleyen mimar suyun saydamlığının, gizemli kabarcık sistemi ile strüktürü içeride ve dışarıda birbirine geçirdiğini ifade ediyor.

Bina kabuğu, ETFE olarak kısaltılan, yenileştirilmiş, çok hafif şeffaf bir teflondan yapılmış. Sistem özellikle aydınlatma ve projeksiyon için tasarlanmış. Bu sanatsal malzeme, modern mimarlığa kaplama malzemeleri için ekonomik bir çözüm sağlarken, cam gibi çok klasik malzemelerin kullanılmayacağı durumlarda da geniş çapta uygulama alanını olanaklı kılıyor.

Yüzme merkezi, Pekin 2008 olimpiyatları için yapılan 18 binadan biri. 17.000 seyirci kapasiteli binanın hafriyatı 2003’ün Aralık ayında başlamış ve toplam alan 70.000 metrekare olarak belirlenmiş.

Organik görüntüsüne karşın strüktürü, iki bölümden oluşan basit bir çelik uzay kafes. İç strüktür ve asıl çatı ile tavanı da oluşturan ETFE kaplı dış strüktür. İç strüktür, çatının ve duvarların da kalınlığı ile oldukça tekrar eden bir sistem. Üç farklı düğüm ve dört farklı elemandan oluşuyor. Düğümler yerinde döküm kalıp üretilebiliyor ya da önceden üretilip getirilebiliyor. Sistemi oluşturan elemanlar ise bu iki teknikten farklı olarak ayrıca haddeleme yöntemiyle de oluşturulabiliyor. Dış strüktür inşaat alanında kaynaklanabilen ya da bulonlanabilen, düz ağlardan oluşan dikdörtgen biçimli kutu bölümlerden oluşuyor. Strüktürü tamamlamak için dış strüktür uzay kafesin tavanına ve tabanına da eklenmiş. 

 

 “Su Kübü” olarak da bilinen Pekin Ulusal Su Sporları Merkezi, 2008 Yaz Olimpiyatları için hazırlanan Olimpiyat Parkı’nın içinde, Pekin Ulusal Stadyumu’nun hemen yanında yer alıyor. Merkezin temelleri 24 Aralık 2003’te atıldı.

Su Kübü, başlangıçta Avustralyalı bir mimarlık firması olan PTW Architects tarafından tasarlandı, strüktürel tasarımında da CSCEC (China State Construction Engineering Corporation) ve Arup ile işbirliğine gidildi. Strüktürün inşaasını CSCEC üstlendi. İçi boş, çelik çerçevelerden oluşan iskeletin üzerinde, 100.000 metrekarenin üzerinde ETFE (etilen tetrafluroetilen) kaplama kullanıldı. Dünyanın en geniş ETFE kaplaması rekoruna sahip olan yapıdaki hava yastıklarının toplam kalınlıkları ise yalnızca 8/1000 inç. ETFE kaplama aynı zamanda geleneksel cama göre daha fazla gün ışığı ve sıcaklığın içeri girmesini ve böylece enerji kaybının %30 oranında azalmasını sağlıyor.

Dış cephe Weaire-Phelan strüktürüne dayanıyor, yani (sabun baloncuklarından form bulan) bir tür köpük. Model, bir köpüğün ortasından bir parça dilimlenerek oluşturulmuş. Kelvin köpüğü yerine, daha düzensiz ve organik sonuçlar verdiği için Weaire-Phelan strüktürü tercih edilmiş.

Yapı, oyunlar sırasında 17.000 kişilik bir kapasitede hizmet verecek, sonrasında ise bu sayı 6.000’e düşecek. Toplamda 32.000 metrekareyi örten kompleksin arazide kapladığı toplam alan ise 70.000 metrekareyi buluyor.


Tasarımda genel bir doğal model esas alınmış, üç boyutlu mekanın en etkili alt bölümlenmesi, organik hücrelerin ana düzeni ve sabun baloncuklarının doğal formatı olarak ifade edilebilir.

Arup takım lideri Tristram Carfrae, bu özgün geometriye dayanan strüktürün çok organik ve rasgele görünmesine karşın aslında çok tekrar eden ve inşa edilebilir bir sistem olduğunu fark ettiklerini söylüyor. Bunun gibi mekan oluşturan modellerin düzenli olarak biyolojik hücrelerde ve kristalize minerallerde gözlemlendiğini, muhtemelen bunların doğanın en genel sistemleri olduğunu açıklayan mimar, aynı zamanda bu formdan oluşturulmuş uzay kafesin Pekin’de bulunan sismik koşullar için oldukça uygun bulunduğunu ortaya koyuyor.

Kaynak: arkitera.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir