İşte Emek Sineması’nın Son Hali

Barok ve Rokoko bezeli yaldızlı tavan ve duvarları Emek’in en önemli özelliklerinden biriydi. İnşaat sırasında yaklaşık bin parçaya bölerek küçük parçalar halinde kesilen tavan akıllı vidalarla monte edilmiş. Cumhuriyet’ten Ceren Çıplak’ın haberine göre, daha önceki 4 metrelik sahne yerine de 8 metrelik bir platform yapılacak, bu değişikliği de Emek’in salonunu sinema dışında sahne sanatları için de kullanmak üzere yaptıklarını söylüyorlar.

Emek’in koltuklarını çok eski olduğu için çöpe attıklarını, ancak yeni yapılacak koltukların eski koltukların kalıbında olacağını da belirttiler. Koltuklar, sahne ve sistemi de yerleştirildikten sonra Yeni Emek’in eylül ayında açılması planlanıyor. Emek’in bulunduğu katta küçük bir çok amaçlı salon, alt katında ise 8 sinema salonu daha var.

Grand Pera projesinin sahibi Levent Eyüboğlu, Emek Sineması’nın tarihi bir yapı olmadığını bu nedenle koruma kurulundan izin çıktığını vurguluyor, Emek’in tarihi bir bina olmadığı için bu şekilde müdahale edilebildiği söylüyor ancak şunu unutmamak lâzım, bir yapının tarihi bir yapı olması için yüzyıllar geçmesi gerekmez. Yapının ruhu, simgesi de o yapıya kültürel ve tarihi bir değer katar. Emek Sineması sinema dünyasının, daha doğrusu kültür sanat dünyasının anıtsal bir mekânıydı. Bu nedenle “Emek Bizim İstanbul Bizim” diyenlerin karşı çıkışına ve mücadelesini görmezden gelmeyip Emek’i toplum adına korumak ve kollamak gerekiyordu.







3 soruda ‘yeni’ Emek

* Yeni Emek’te hangi tür filmler gösterilecek?

Hem gişe hem de festival filmleri göstereceğiz. Emek’te film izlemek isteyen biri sadece sanat filmini beklemek zorunda kalmayacak.

* Patlamış mısır satılacak mı?

Mısır da sinemanın bir parçası, elbette o da olacak.

* Emek’in eşyaları nerede?

Sanayi sitesinde bir depoda tutuyoruz. Emek’in eski makine dairesindeki sinema makineleri bugünkü fuaye alanında sergilenecek.

‘Yapılan düpedüz taklit’

Doğan Hasol (Mimar)

Bu yapılan, Emek Sineması değil. Yapılan yalnızca onun replikası yani düpedüz taklidi. Biliriz ki hiçbir taklit, gerçeğin, özgün olanın yerini tutmaz. Günümüzde, spekülatif kazanç uğruna mimarlık değerlerinin taklitlerini üretilmekte. Emek serüveni, eskidiği, değerini yitirdiği varsayılan dedeyi öldürüp yerine, üretilen sahte dedeyi yutturma çabasıyla eşdeğer… Ne diyelim?

‘Tek salonlu sinemalar kapanıyor’

Mimarlar Odası, Emek’in projesine yürütmeyi durdurma kararı çıkmasına karşın inşaatın devam ettiğini vurgulamış ve bugünkü inşaatını hukuksuz olduğunu açıklamıştı.

Eyüboğlu buna karşılık “Kanunlara ya da alınmış herhangi bir karara aykırı davranmıyoruz. İnşaat yasaldır” dedi. Eyüboğlu “Emek’i festivalere, galalara ev sahipliği yapacak bir karaktere dönüştürdük. Eskiden sokakta gala yapılıyordu, şimdi galalar için alan yarattık, fuayeler Haliç manzaralı… “

Peki, Emek neden yerinde korunmadı? Eyüboğlu şöyle yanıtlıyor: “Emek, binalar arasında avluya yapıldığı için kaçak inşaat gibi duruyordu.

Emek’i yerinde korumak teknik ve maddi olarak mümkün değildi. Tek salonlu sinemalar da yaşamıyor, hepsi kapanıyor. ”

Grand Pera’dan notlar…

Toplam 30 bin metre kare

Mağazalar, restoranlar, dükkanlar

Bütçe 50 milyon euro

Yapı kompleksine İstiklal’den Yeşilçam’dan ve küçük Beyoğlu’ndan giriş var.

Kompleks içindeki Cercle d’Orient binası aynen korunarak onarılıyor.

Kaynak

Yazar Hakkında:

. Twitter / Facebook üzerinden takip et.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir