Deprem için yapılan projelendirmede yapıda hiç hasar olmaması koÅŸulu, nükleer santraller gibi çok özel yapılar dışında, ekonomik nedenlerle aranmaz. Afet bölgelerinde yapılacak yapılar hakkında yönetmelikte ön görüldüÄŸü gibi depreme dayanıklı yapı tasarımının ana ilkesi ; hafif ÅŸiddetteki depremlerde binalardaki yapısal ve yapısal olmayan sistem elemanlarının herhangi bir hasar görmemesi, orta ÅŸiddetteki depremlerde yapısal ve yapısal olmayan elemanlarda oluÅŸabilecek hasarın onarılabilir düzeyde kalması, ÅŸiddetli depremlerde ise can kaybını önlemek amacı ile binaların kısmen veya tamamen göçmesinin önlenmesidir.[1]
Yukarıda bahsedilen hasarlar söz konusu olduÄŸunda bunları gidermek ve yapıları kullanılabilir duruma getirmek gerekir. Bu durumda söz konusu yapının veya bazı elemanlarının onarım ve/veya güçlendirilmesi söz konusu olur.
Burada öncelikle onarım ve güçlendirme terimlerini ve aralarındaki farkı açıklamakta yarar vardır.
Onarım : GörünüÅŸ veya kullanım bakımından hasar görmüÅŸ bir yapıda veya onun bir veya birkaç elemanında önceki haline getirmek için yapılan çalışma ve deÄŸiÅŸikliktir. Bu önceki haline getiriliÅŸ onun görünüÅŸü ve kullanımı (yük taşıma kapasitesi , rijitliÄŸi, sünekliÄŸi ve dayanımı dahil) bakımlarından olabilir.
Güçlendirme : Bir yapının yük taşıma kapasitesini , rijitliÄŸini, sünekliÄŸini ve stabilitesini veya bunlardan bazılarını önceki veya mevcut durumun üzerine çıkarmak amacıyla yapılan deÄŸiÅŸikliktir.
Onarımda amaç önceki durumu geri getirmektir. Bu kullanım bakımından olabileceÄŸi gibi mukavemet gibi mekanik karakteristikler bakımından da olabilir. Güçlendirmede ise amaç, mukavemet ve benzeri karakteristikleri hasardan önceki veya mevcut düzeyin üzerine çıkarmaktır.
Onarımın hasar görmüÅŸ bir yapıda yapılmasına karşılık güçlendirme için yapının hasar görmüÅŸ olması gerekmez. Bu durum genellikle yapının fonksiyonlarının deÄŸiÅŸmesi nedeniyle yüklerin artması, örneÄŸin bir konut yapısının öÄŸrenci yurduna çevrilmesi veya bir karayolu köprüsünün yük sınıfının H20-S16 dan H30-S24 ‘e çıkarılması v.b. gibi nedenlerle gündeme gelebilir. Keza zaman içinde oluÅŸan depremler ve araÅŸtırmalardan elde edilen yeni bulgular sonucunda yeniden düzenlenen deprem yönetmeliklerinde yapının bulunduÄŸu bölgenin deprem riskinin artması, yani deprem hesabına esas olan kuvvetlerin büyümesi de güçlendirme nedeni olabilir.
Onarım ile güçlendirme arasına bir de iyileÅŸtirme seçeneÄŸini eklemek mümkündür. 
İyileÅŸtirme , yapıda herhangi bir hasar olmayıp da orijinal olarak projesinde bulunan bir kusurun veya imalat kusurunun varlığı, ya da evvelce konu edilmemiÅŸ ancak deÄŸiÅŸen deprem yönetmelikleri sonucu yapılmasına kesinlikle izin verilmeyen hususların giderilmesi olarak tanımlanabilir. Konsola kolon ötelenmesi durumunda konsol ucundaki kolonun temele kadar devamının temini , genellikle bina giriÅŸlerindeki kiriÅŸin üstüne binen kolon olması durumunda söz konusu kiriÅŸ ve oturduÄŸu kolonların %50 artırılmış kesit tesirleri ile tahkiki ve gerekiyorsa takviyesi gibi hususlar iyileÅŸtirmeye örnek olarak verilebilir. Bunun yanında bodrum katta çevre perdesi yapılması veya bazı perdelerin kat yüksekliÄŸi büyük asmolen döÅŸeme içinde kalan kiriÅŸlere sahip binalarda zemin katına kadar yapılması da taşıyıcı sisteme sadece ek bir kapasite saÄŸlanması ya da iyileÅŸtirme olarak düÅŸünülmelidir.
Yapıdaki hasarlar taşıyıcı olmayan ve/veya olan kısımlarda meydana gelebilir. Taşıyıcı kısımlardaki hasarlar yapının dayanımı ve stabilitesi bakımından önemli ve tehlikelidirler. (ÖrneÄŸin bazı kolonların ve düÄŸüm noktalarının kırılması ya da parçalanması gibi). Taşıyıcı olmayan kısımlarda oluÅŸan hasarlar yapının stabilitesi bakımından sorun çıkarmazlar ama içindekiler veya çevresindekiler için tehlikeli olabilecekleri gibi önemli maddi zarara da sebep olabilirler. ÖrneÄŸin bir dolgu veya bölme duvarının tamamen veya kısmen yıkılması içeridekilerin veya sokaktakilerin can güvenliÄŸine zarar verebilir. Dolayısıyla bu tür taşıyıcı olmayan elemanların onarımı da önemlidir.
Betonarme yapılardaki hasarlar yapıda zaten var olan ancak depremin ortaya çıkardığı hasarlar ile depremden oluÅŸan hasarlar olarak da sınıflandırılabilir.
Depremin ortaya çıkardığı hasarların en çarpıcı ve yaygın örneÄŸi özellikle binaların bodrum katları ve iyi korunmamış cephelerinde rastlanan donatı paslanmalarıdır. Deprem nedeniyle binalarda oluÅŸan salınımlar öncelikle paslı ve kesiti ufalanmış donatıları örten pas paylarını atmaktadırlar. Donatı paslanması genelde temel üst kotundan bodrum kat tavan hizalarına kadar devam etmektedir. Zaman içinde nem üste doÄŸru yürümektedir. Bunun en belirgin nedenleri betonun orijinal olarak düÅŸük kaliteli olması ve kötü iÅŸçilik ile bodrum katlarda yeteri kadar hava sirkülasyonun saÄŸlanmamış ve çoÄŸu binalarda olduÄŸu gibi bodrum kat betonunun brüt bırakılarak sıvanmamış olmasıdır. Benzer bir hasar örneÄŸi de kolon-kiriÅŸ birleÅŸiminde ,özellikle kiriÅŸin yüksek olması halinde, kolonda etriye devamının saÄŸlanmamış olması nedeniyle küçük bir harekette kolon eksenel kuvvetinin artışı sonucu boyuna donatının burkularak beton örtüyü atmasıdır.
Depremden oluşan hasarlar ise sistem bazında
• Rijitliklerin yetersiz olması nedeniyle aşırı yanal yer deÄŸiÅŸtirmelerden oluÅŸan hasarlar,
• Aynı katta diÄŸer kolonlara göre kısa ve rijit kolonların varlığından ötürü özellikle kesilme ÅŸeklinde oluÅŸan kısa kolon hasarları,
• Planda veya taşıyıcı sistemdeki deÄŸiÅŸiklikler sonucu rijitlikteki ani deÄŸiÅŸimler dolayısıyla,örneÄŸin perdelerin devam ettirilmemesi hali, oluÅŸan hasarlar,
• KomÅŸu katlara göre daha fleksibl olan katlardaki ,örneÄŸin dolgu duvarları çok azaltılmış ve/veya yüksek giriÅŸ katlarındaki , yumuÅŸak kat hasarları,
• Rijitliklerin uygun olmayan dağılışı nedeniyle binada aşırı burulma sonucu oluÅŸan hasarlar,
• Yatay yüklerinin büyük kısmı perdelerce alınmayan kiriÅŸsiz veya asmolen döÅŸemeli sistemlerde kolon-döÅŸeme,kolon-yastık kiriÅŸ birleÅŸim yerlerindeki hasarlar,
• Betonarme çerçevelerde yeterince donatılmamış düÄŸüm bölgelerindeki hasarlar;etriye aralıklarının ve etriye kenetlenmesinin yetersizliÄŸi dolayısıyla oluÅŸan hasarlar ,
• Zemin gerilmelerinin aşılmış olması nedeni ile temelde farklı oturmalar ve dolayısıyla üst yapıda dönmeler ve bunun sonucu olarak meydana gelen ikinci mertebe etkilerin (P- etkisi) oluÅŸturduÄŸu hasarlar olarak sayılabilir. Eleman bazındaki hasarlar ise aÅŸağıda sıralanmıştır:
• KiriÅŸlerde oluÅŸan özellikle mesnetler ve kiriÅŸlerin kiriÅŸlere bindiÄŸi yerlerde oluÅŸan kayma ve eÄŸilme çatlakları,
• Kolonlarda oluÅŸan kayma çatlakları, kolon uçlarındaki mafsallaÅŸmalar (donatının akması ve/veya betonun ezilmesi),
• Perdelerde oluÅŸan kayma çatlakları ( eÄŸik ve X ÅŸeklindeki çatlaklar),
• Dolgu duvar çatlakları (eÄŸimli ve X ÅŸeklindeki çatlaklar)
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Afet İşleri Genel MüdürlüÄŸü’ nün deÄŸerlendirilmesinde “orta hasarlı” olarak sınıflandırılan binaların ,eÄŸer yıkılıp yeniden yapılmaları ekonomik deÄŸil ve kullanılmaları isteniyorsa, güçlendirilmeleri gereklidir. “Az ya da hafif hasarlı” binalar onarılabilir ya da istenirse güçlendirilebilir. “Ağır hasarlı” olan binalar eÄŸer tarihi deÄŸerleri yoksa ya da prestij bakımından herhangi bir önemi haiz deÄŸil iseler yıkılmaları gerekir. Taşıyıcı sistemin depremde orta hasar görmüÅŸ olması veya yüklerin aktarılmasında açıkça belirlenen önemli bir eksiklik (alt katlarda kolon kaldırılması gibi) güçlendirme kararının verilmesi için yeterli olabilir .
ONARIM ve GÜÇLENDİRME ile İLGİLİ GENEL İLKELER
Onarım İlkeleri:
Onarım iÅŸinde yapıda hafif hasar olduÄŸu varsayımı ile özellikle bodrum katlardaki donatı paslanmasından kaynaklanan hasarlar ve/veya yapısal olmayan elemanlarda ve bazı kolon, kiriÅŸ, perde ve kolon- kiriÅŸ birleÅŸim bölgelerinde hayati olmayan kayma ve eÄŸilme çatlaklarının varlığı söz konusudur.
• Onarım iÅŸleminde yapıyı hasarlı durumdan önceki haline getirirken yapıda yatay rijitlik dağılımının olduÄŸunca deÄŸiÅŸmemesine özen gösterilmelidir.
• Donatıdaki paslanmaya iliÅŸkin hasarların tamiri için öncelikle pas payları kaldırılarak donatılara bakılmalıdır. Donatıların paslanmadan ötürü kesit kayıpları fazla deÄŸil ve enine donatı aralıkları kabul edilebilir düzeyde ( 200mm) ise bu durumda donatı arkası , hasarlı bölge boyunca, en az donatı çapı kadar açılarak temizlendikten sonra donatı spiral veya fırça ile pastan arındırılır. Bilahare donatıya aderans artırıcı yapı kimyasalları sürülerek hasarlı bölgeden çıkarılmış olan beton yerine rötresi az olan hazır tamir harçları konulur. EÄŸer bu bölgede donatı en kesit alanı önemli miktarda azalmış ise donatı ilavesi yapılmalıdır. Ancak donatıların önemli kesit kaybına uÄŸramış olmaları, etriye yetersizlikleri ve beton kalitesinin kötü olması gibi olumsuzlukların bir arada bulunması halinde kat yüksekliÄŸince kolonun mantolanması daha uygun olacaktır. Bunların yanında paslanmanın önlenmesi ve oluÅŸmaması için gerekli tedbirler alınmalıdır.
• Betonarme Mantolama mevcut beton kesitin donatılı beton ile sarılması olarak tanımlanabilir. Bu sarılma tercihen dört bir yandan (halka ÅŸeklinde) yapılabildiÄŸi gibi , orunlu hallerde üç,iki veya tek bir yandan da yapılabilmektedir. Betonarme ile yapılan mantolama iÅŸleminde kolon rijitliÄŸinin dolayısıyla iç kuvvet dağılımının deÄŸiÅŸtiÄŸi unutulmamalıdır. Manto yapılmasında prensip simetrinin korunmasıdır Kolon mantosunun kolon-kiriÅŸ birleÅŸim bölgesini sarması ve donatıdaki çekme ve basınç kuvvetlerinin temele aktarılması için donatının temel bloÄŸuna kenetlenmesi önemlidir. Genellikle bir katta kolon mantolanmasına ihtiyaç varsa, bu temele kadar inilmeli ve manto donatısı temele filizlerle baÄŸlanmalıdır. Sadece tek bir katta yapılan mantolamanın yalnızca o kattaki kolonun eksenel yük taşıma kapasitesini ve kesme dayanımını artırdığı, eÄŸilme dayanımına katkısı olmadığı unutulmamalıdır. Kolonun mantolanması ile deÄŸiÅŸen rijitlik, daha büyük deprem momentlerinin kolonda dolayısıyla temelde oluÅŸmasını saÄŸlar, bu durumda temelin de incelenmesi söz konusu olabilir. Genellikle 0.10m~0.15m kalınlığında manto yeterli olabilir. Beton dökümü ve donatı yerleÅŸtirilmesi için 0.10m nin altına inilmesi tavsiye edilmez. Manto kalınlığının az olması halinde dışta tek etriye, aksi halde içte dışta etriye kullanılması uygun olur. Enine ve boyuna donatı miktarını hesap verecektir. Ancak boyuna donatı olarak eklenen manto alanının %1 inden az donatı konulmamalı, etriye için de yönetmelikte verilen deÄŸerlerin altına inilmemelidir. Ayrıca bu donatıların döÅŸemelerde, özellikle köÅŸelerde, açılan deliklerden üste geçiÅŸi saÄŸlanmalıdır. Bu delikler büyük açılarak (örneÄŸin 0.10m çapında) beton dökümü de temin edilir. Manto uygulamasında beton kesit kalınlığının az olması sebebiyle mutlaka vibratör ile betonun iyice yerleÅŸmesi saÄŸlanmalıdır. Dört yandan mantolama halinde kolon kenarlarının pürüzlendirilmesi genellikle yetmektedir. Ancak diÄŸer durumlarda ilgili kolon kenarı çentilerek yeni etriyelerin eskisine kaynatılması ya da beton kalitesinin yeterli olması halinde filiz ekimi suretiyle etriye teÅŸkili yoluna gidilmelidir. Donatıdaki paslanma dolayısıyla sadece bodrum katlarda yapılan mantolama iÅŸleminde ,bodrumlarda genellikle çevre perdelerinin bulunduÄŸu düÅŸünülürse, rijitlik deÄŸiÅŸiminin tüm yapıya etkisi göz önünde bulundurulmayabilir.
• Keza özellikle alt katlarda kolon boyutlarının ve/veya donatısının yetersiz olması halinde ve buna baÄŸlı olarak kolon boyuna donatılarında burkulma ,dolayısıyla burkulan donatının kolon betonunu atması gibi durumlarda da mantolama yapılması uygun olur. Kolon boyut ya da donatı yetersizliÄŸi durumunda kullanım alanının daralmaması amacıyla ve kolonlara komÅŸu kapı ve pencere ölçülerinin pek fazla oynamamasının gerekli olduÄŸu haller için çelik korniyerler ve baÄŸ levhaları kullanılarak çelik mantolama da yapılabilir. Çelik mantolama yer kaybına neden olmamakta ve yapının rijitliÄŸini pratik olarak deÄŸiÅŸtirmemektedir. Ancak bodrum katlarda rutubet ve yer altı suyu etkisinin kesinlikle önlenemediÄŸi durumlar için çelik mantolamanın paslanmaya karşı özel olarak korunması gereÄŸinin bir sakınca teÅŸkil ettiÄŸi unutulmamalıdır.
• KiriÅŸ ve kolon gibi elemanların çatlaklarını gidermek üzere epoksi reçinesi uygulaması ile onarımları mümkündür. KiriÅŸ ve kolonlarda meydana gelen çatlaklara epoksi reçine enjekte ederek, eleman onarılarak rijitliÄŸi deÄŸiÅŸmeden eski dayanımına getirilebilir. Benzer iÅŸlem kiriÅŸ-kolon birleÅŸim bölgesi için de uygulanabilir. Yerel olan bu uygulama taşıyıcı sistemde rijitlik dağılımını deÄŸiÅŸtirmeyeceÄŸi için, iç kuvvet dağılımını da deÄŸiÅŸtirmez. Epoksi ve benzeri reçineler beton çatlaklarının doldurulmasında ve ince çelik elemanları betona yapıştırmak için kullanılır. Çok çeÅŸitlilik arz ettiÄŸi için amaca uygun reçinenin seçilmesi ve iÅŸlemin kontrol edilmesi önemlidir. Reçinenin viskozitesinin enjekte edilecek çatlağın kalınlığına uygun olması gerekir. Epoksi enjeksiyonu genellikle geniÅŸliÄŸi 0.5mm~5mm arasındaki çatlaklar için baÅŸarı ile uygulanır. Çatlak geniÅŸliÄŸinin daha küçük olduÄŸu durumda uygulama zorlaşır. Çok geniÅŸ çatlaklarda çatlak ince kumla doldurulduktan sonra, epoksi reçinesi enjeksiyonu yapılır. Epoksi reçinesi kullanımında yerel çatlak onarımı yapılır. Bu sebepten bir elemanı veya bir bölgeyi güçlendirmek için genellikle tek başına kullanılmaz. Güçlendirme iÅŸleminde diÄŸer yöntemlere beraber epoksi reçinesi uygulaması tercih edilir. Uygulama pahalı olduÄŸu için çok çatlaklı kolonların mantolanma ile onarılması tavsiye edilir. Ayrıca epoksi reçinesi uygulaması beton kalitesinin düÅŸük olması durumunda genellikle beklenen sonucu vermeyebilir. Uygulamanın baÅŸarısı yer yer karot alınarak da kontrol edilebilir.
• Son yıllarda oldukça geliÅŸen yapı kimyasalları , epoksi esaslı yapıştırıcılarla birlikte karbon liflerinden oluÅŸmuÅŸ levha ve/veya örgüler kullanılarak yapısal ve yapısal olmayan elemanların onarımı ve takviyesi için ayrı bir seçenek olarak sunulmaktadır.[6,7]. Bu tür onarım ve takviyenin paslanma riskinin olmaması ,mevcut kesitlerin büyütülmemesi,dolayısıyla rijitlik deÄŸiÅŸiminin olmaması, yapı ağırlığını artırmaması ve kısa zamanda uygulanabilmesi gibi üstünlükleri diÄŸer uygulama seçenekleri ile karşılaÅŸtırılarak ,tabii ekonomi ve yangına karşı olumsuzluklar da düÅŸünülerek, seçim yapılabilir. Karbon liflerinden oluÅŸan ÅŸerit levhaların kalınlıkları 1.2 mm , geniÅŸlikleri 50mm mertebesindedir. Bu ÅŸeritler genelde eÄŸilme donatısı olarak kullanılmaktadırlar. Bu tasarımda karbon ÅŸeritlerin epoksi ile yapıştırıldıkları beton yüzeylerden sıyrılmamalarına özen gösterilmelidir. Karbon örgüler hasır ÅŸeklinde olup tabaka kalınlıkları 0.13mm mertebesindedir ve genelde kayma donatısı (etriye) yerine kullanılmaktadırlar.
• KiriÅŸ, kolon ve döÅŸeme gibi elemanların onarılma ve güçlendirilmesinde çelik profiller, çelik lama gibi elemanlar da kullanılabilir. KiriÅŸ ve kolonlarda ve bunların birleÅŸim bölgelerinde meydana gelen çatlaklar epoksi reçinesi uygulamasından sonra veya ihtiyaç duyulmadığında bu uygulama yapılmadan doÄŸrudan çelik lamalarla sarılarak onarılıp güçlendirilebilir. Lamalar, elemanların enine ve boyuna doÄŸrultuda bulunurlar. Lama uygulaması ile elemanların rijitliklerinde deÄŸiÅŸiklik yapılmadan onarım veya güçlendirme yapılır. Elemanların kesitlerin eÄŸilme momenti ve kesme kuvveti kapasiteleri arttırılırken; sarılan lamalar bu bölgede enine basınç oluÅŸturarak, deprem etkisi durumunda betonun dolayısıyla elemanın sünekliÄŸini artırır. Lama düzeninin seçiminde elemandaki kuvvet akışı göz önünde tutulmalıdır. Betonda enine basıncın yeterli ÅŸekilde oluÅŸması için, lamaların dar olmaması (~50mm uygun geniÅŸlik) ve birbirlerinden ayrık yerleÅŸtirilmemesi (~0.20m uygun aralık) gerekir. Lamalar beton yüzeyine yapıştırılırken, bunlar basınç ve çekme kuvvetini alacak ÅŸekilde düzenlenmelidir. Çelik lamaların üstü tamir harcı ile örtülerek hem paslanmaya ve hem de sınırlı ölçüde yangına karşı korunmalıdır. Basınç kuvveti durumunda lamanın burkulmaması ve çekme kuvveti durumunda lamaların betondan ayrılmaması gerekir. Lama uygulaması, ancak yeterli beton dayanımı bulunduÄŸunda tercih edilmelidir. Uygulama pahalı olduÄŸu için hasarlı kolonların mantolanma ile onarılması tercih edilebilir. Bu durumda elemanda kuvvet iletiminin ve sürekliliÄŸin saÄŸlanmasına özen gösterilmelidir.
Yukarıdaki açıklamalar sadece onarım veya güçlendirme ile birlikte yapılması gerekli onarım iÅŸlerine iliÅŸkin olup güçlendirme ile ilgili prensipler aÅŸağıda verilmektedir.
Güçlendirme İlkeleri:
Yapının taşıyıcı sisteminin kolonlarının mantolanması ve/veya perde ilavesi ile güçlendirilebileceÄŸi düÅŸünülmektedir. Taşıyıcı sistemin toplam deprem güvenliÄŸi kolonların mantolanması ile oluÅŸturulabildiÄŸi gibi güçlendirme perdelerinin öngörülmesi ile de saÄŸlanabilir. Ancak 4~5 kattan yüksek yapılarda ve kiriÅŸsiz ve asmolen döÅŸemeli yapılarda güçlendirme perdesi konulmadan yönetmeliÄŸin yer deÄŸiÅŸtirme için koyduÄŸu koÅŸulların saÄŸlanması oldukça zordur. Bu nedenle güçlendirmenin esasını pratik olarak mevcut bazı duvarların yerlerine betonarme perde ilavesi teÅŸkil etmektedir.
Güçlendirmeye iliÅŸkin ilkeler aÅŸağıda maddeler halinde özetlenmeye çalışılmıştır:
1. Bütün güçlendirme müdahaleleri 1998 Deprem YönetmeliÄŸine göre yapılmalıdır. EÄŸer yapının taşıyıcı sistemi düzenli, malzeme kalitesi yeterli ve iyi bir mühendislik hizmeti görmüÅŸ ise , 1998 Deprem YönetmeliÄŸi’nde öngörülen deprem yükleri, kamu yapıları dışında, sisteme duyulan güven derecesine göre en fazla %25 oranında azaltılarak hesaba katılabilir ve yapılacak kontrollerde kiriÅŸlerde mesnet ve açıklık kesitlerinin aralarındaki yardımlaÅŸmaları ile aynı katta bulunan kolonların yardımlaÅŸmaları (denge koÅŸulu korunarak momentlerin kesitler veya elemanlar arasında aktarılması) hususları da göz önüne alınabilir. Aksine deprem yüklerinin taşınmasında mevcut sistem göz önüne alınırken eÄŸer belirsizlikler varsa mevcut sistemin kapasitesi 0.85 katsayısı ile azaltılabilir [5].
2. Binalarda gerek depremden oluÅŸan kesme kuvvetinin karşılanması ve gerekse yanal yer deÄŸiÅŸtirme kriterinin saÄŸlanması, yani rijitlik temini, bakımından yapının her iki doÄŸrultusunda yeteri kadar betonarme perde duvar yapılması gerekmektedir. Perde ile güçlendirilmeye karar verildiÄŸinde, perde yerlerinin seçiminde banyo hacimlerine ve tesisat baÄŸlantılarına bitiÅŸik olmamasına özen gösterilmelidir. Bu duvarlar zaten mevcut olan bölme duvarlarının yerlerinde, üniform ve mümkün mertebe planda burulma oluÅŸturmayacak ÅŸekilde yerleÅŸtirilmelidir. Perdelerin yerleÅŸiminin sıcaklık farkı ve rötreden ilave kesit tesirleri oluÅŸturmayacak ÅŸekilde yapılmasına özen gösterilmelidir. ÖrneÄŸin planda ince uzun yapılarda bina uçlarına uzun doÄŸrultuya paralel perde konulmamalıdır. Kapı ve pencere boÅŸluklarının bırakılması için boÅŸluklu perdeye de karar verilebilir ,ancak boÅŸluklu perdenin kalıp ve donatı detaylarının uygulaması daha çok özen ister.
3. Perdeler temelden çatıya kadar , yukarıya doÄŸru tedrici boyut azaltılması yapılsa dahi, devam etmelidir. Böylece perdenin arada herhangi bir katta kesilmesi sonucu oluÅŸacak ani rijitlik deÄŸiÅŸiminden kaçınılmış olacaktır.
4. Perdelerle birlikte kolon mantolaması da yapılması halinde , mantolama iÅŸlemi mantonun gerektiÄŸi son katın bir üstüne kadar uzatılıp sona erdirilebilir. Sadece mantolamanın yeterli olduÄŸu güçlendirme iÅŸinde onarım iÅŸindeki gibi simetri mutlaka gözetilmelidir. Manto ile yapılan güçlendirme iÅŸinde onarım bahsinde söylenenler aynen geçerlidir.
5. Taşıyıcı sistem çelik elemanlar ilave edilerek de güçlendirilebilir. Bu durumda mevcut beton elemanların yatay rijitliÄŸi, yeni çelik elemanlardan daha büyük olacağı için, çelik elemanlara deprem yükünün öngörülen kısmının taşıtılması büyük kesitler veya çaprazlama (çelik perde) gerektirebilir. Bunun yanında dayanımı düÅŸük olan mevcut betonarme elemanlara çelik elemanların yerel mesnetlenmesinin ve bunların betonarme elemanlarla bütünleÅŸmelerinin saÄŸlanması özel özen gerektirir. Genellikle beton kalitesinin düÅŸük olduÄŸu durumlarda ve bina türü yapılarda perde ilavesi ÅŸeklinde yapılan güçlendirmeler daha uygun olmaktadır.
6. Projelendirmede mevcut beton ve yeni dökülecek olan beton kalitesinin farklılığı yatay yük dağılımını önemli ölçüde etkilediÄŸi için mutlaka dikkate alınmalıdır.
7. Yapıya güncel deprem etkilerini almak üzere eklenen perdeler toplam deprem yükünün büyük bir kısmını karşılayabilmelidirler, öyle ki yapının mevcut boyut ve donatıları ile kendirlerine düÅŸen deprem etkilerini herhangi bir takviyeye gerek görmeksizin taşıyabilsinler. [5] de yeni perdelerin toplam deprem kesme kuvvetinin %70’ini almaları önerilmiÅŸtir.
8. Deprem yükünün hesabında kullanılacak R davranış deÄŸiÅŸtirme katsayısının takdiri önemlidir. Mevcut yapıların en iyi olasılıkla normal süneklik düzeyinde olduklarını düÅŸünerek R=4, perde ve mantoların yüksek süneklikte olduklarını düÅŸünerek R=7 sınır deÄŸerleri ile depremde karşılanan kesme kuvvetleri oranlarını ağırlık alan bir ortalama deÄŸer ile R için hesapta kale alınacak bir üst sınır bulunabilir. ÖrneÄŸin yeni ve yüksek süneklik düzeyinde tasarlanan perdeleri deprem taban kesme kuvvetinin %70’ini karşılayan bir yapıda kalan %30 kuvvet mevcut sistemin yatay rijitliÄŸi ile karşılanacak demektir. Bu durumda R için bir üst sınır olarak 0.70*7+0.30*4=6.1 deÄŸeri alınabilir. Bu deÄŸer 5 ila 6 arasında bir deÄŸer olarak tasarımcı ve deneyimli olduÄŸu düÅŸünülen mühendis tarafından takdir edilmelidir. Beton kalitesi nisbeten iyi, sistemi düzenli ve mühendislik hizmeti görmüÅŸ yapılarda bu deÄŸerin 6’ya , aksi halde 5’e yaklaÅŸtırılması uygun olur.(Ancak hem güçlendirme yapıp hem de R=4 almanın mübalaÄŸa olduÄŸu kanısındayım). Keza perdeler ile güçlendirilmiÅŸ bir yapının güçlendirilmeyen ve yatay yükün taşınmasına pek fazla bir katkısı olmayan kolonların boyutsuz eksenel yük hesap deÄŸerinin üst sınırı için ABYYHY-98 ‘de verilen 0.5 deÄŸeri yerine TS500-2000 de verilen 0.6 deÄŸeri alınabilir . Benzer olarak mevcut kolon ve kiriÅŸ donatılarının belirlenmesinde bir miktar daha toleranslı davranılabilir [5].
9. Her durumda güçlendirme perdelerine gelen deprem momentlerinin ve mantolanan kolon etkilerinin güvenli bir ÅŸekilde temele ve zemine iletildiÄŸi gösterilmelidir. Binanın düzgün sürekli temelleri mevcut ve yeterli ise perdeler bu temellere mesnetlenebilir. DiÄŸer durumlarda mevcut temelin güçlendirilmesi veya mevcut üzerine ya da yanına yeni temel yapılması gerekebilir. Genellikle yeni yapılacak olan perdelerin deprem etkilerini zemine güvenle aktarmak ve ayrıca devrilme riskini bertaraf etmek amacıyla perde altlarına kısmi, ya da gerekiyorsa yapı oturma alanının büyük bir kısmını kaplayan radye temel teÅŸkili gerekli ve uygun olmaktadır. Her iki durumda da mevcut ve yeni temelin birlikte çalışması ve bütünleÅŸmesi için tercihen mekanik ya da kimyasal dübeller kullanılarak tedbir alınmalıdır. Yeni elemanların etkilerini güvenle zemine aktaracak temeller yapılmalıdır.
10. Yeni ilave edilen perdelerde tercihen perdelerin mevcut iki kolon arasına yerleÅŸtirilmesi ve uçtaki kolonların sarılmaları (manto içine alınması) uygundur. Böylece hem perde atalet momentleri oldukça artırılmış olacak ve hem de mevcut kolon donatıları baÅŸlık donatısının bir kısmı olarak deÄŸerlendirilebilecektir. BaÅŸlık donatılarının kattan kata devamı saÄŸlanmalıdır. Bu nedenle perde baÅŸlarına isabet eden yerlerde kolon mantolanmış ise donatılar köÅŸelerdeki döÅŸemeler kırılarak geçirilebilir. KiriÅŸ betonunun zayıf olduÄŸu yerlerde baÅŸlık bölgelerindeki kiriÅŸler donatısı kalacak ÅŸekilde kırılarak da kolon donatılarının devamı saÄŸlanabilir. Gövde donatılarının geçmesi için ya perde kiriÅŸlerden bir miktar daha geniÅŸ tutulmalı, ya da kiriÅŸler gövde donatıları hizalarında delinerek gövde donatılarının geçiÅŸi saÄŸlanmalıdır. Kolonlara baÅŸlık yapılmaması halinde yeni perde kolon baÄŸlantısı dübellerle temin edilmektedir. Bu anlamda dübel kullanımı ancak mevcut betonun kaliteli olması hali için uygundur. Bu halde gövde donatıları da alttan ve üstten kiriÅŸe filiz ekmek suretiyle saÄŸlanmaktadır. Tarafımdan yönetilmiÅŸ, onaylanmış ya da müÅŸavere edilmiÅŸ bazı güçlendirme projelerine ait plan, kesit, detay ve fotoÄŸraflar [8] de verilmiÅŸtir.
11. Güçlendirme iÅŸlemi mutlaka yetkili, sorumlu ve deneyimli teknik elemanların gözetim ve denetiminde yapılmalıdır.
KAYNAKLAR:
[1] Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik-1998
[2] UNDP/UNIDO , Repair and Strengthening of Reinforced Concrete,Stone and
Brick-Masonry Buildings,1983
[3] Depremlerden Hasar GörmüÅŸ Betonarme Yapıların Onarım ve Güçlendiril-
mesi, Halit Demir,İ.T.Ü.İnÅŸaat Fak.,1992
[4] Deprem MühendisliÄŸine GiriÅŸ ve Depreme Dayanıklı Yapı Tasarımı, Zekai
Celep ve Nahit Kumbasar, İ.T.Ü. İnÅŸaat Fak.,2000.
[5] 1999 Kocaeli Depremi Sonrası Betonarme Binalarda Onarım ve Güçlendirme
İlkeleri , (Anonim), İ.T.Ü. İnÅŸaat Fak.,27.12.1999.
[6] Sika Deteks A.Åž. Teknik Bülten ve Katalogları,2000
[7] YKS,Yapkim Yapı Kimyasalları A.Åž. Teknik Bülten ve Katalogları,2000
[8] Betonarme Binalarda Onarım ve Güçlendirme Sistemleri ve Tasarımı, Metin
AydoÄŸan ,TMMOB İnÅŸaat Müh. Odası İstanbul Åžb., Haz.2000.
Prof. Dr. Metin AYDOÄžAN
İ.T.Ü. İnÅŸaat Fakültesi , Yapı Anabilim Dalı
Kaynak: insaatmühendisligi.net
Popülerliği: 19% [?]
















2 Yorum
gerçekten paylaşımınız çok teşekkür ederim
çok açık ve net bir yazı….
derste çok faydalı oldu bana…
Teşekkürler Özkan Saygılarımla..
Yorum Yapın