ONARIM VE GÜÇLENDİRME DÜZEYLERİ Yapı hasarının giderilmesinde temel olarak iki düzey vardır. Yapı yada yapı elemanın dayanımı hasar öncesi düzeye getirilir ya da yapı elemanının ya da yapının hasar öncesine göre daha yüksek bir dayanımı olması saÄŸlanır. Genellikle hasar öncesi dayanım düzeyine getirmekONARIM hasar öncesine göre daha yüksek bir dayanım düzeyine getirmekGÜÇLENDİRME olarak nitelenmektedir.
Onarım : Depremde hasar görüp taşıma gücü azalmış elemanların deprem öncesi dayanımlarına yeniden getirilmesidir. Deprem yükünün etkilediÄŸi kısa süre içinde hasar olmuÅŸtur, Depremin getirdiÄŸi geçici yüklerin yarattığı kalıcı deformasyon ve hasar yapının ya da yapı elemanının normal düÅŸey yükleri taşımadaki emniyet katsayısını azaltmıştır. Elemanlan deprem öncesi dayanımlarına kavuÅŸturmakla yetinen bir onarımla yapının normal iÅŸlevini yürütmesinde bir güvenlik sorunu kalmamıştır.
Bu düzeydeki onanrımın mantığı ÅŸudur:Yapıda hasar yapan yükler normal kullanım yükleri gibi sürekli etkiyen yükler deÄŸildir, deprem yükleri geçici etkiyen yüklerdir. Yapının deprem öncesi durumuna getirilmesi yeterlidir. Çünkü yapının deprem öncesinde bir yük taşıma sorunu yoktu. Yapının eskisinden daha dayanıklı olması için gereken harcamalar, aynı düzeye getirmek için gerekenden daha fazladır. Öte yandan aynı büyüklükte bir depremin yapının ekonomik ömrü içinde bir kez daha olma olasılığı az olabilir. 50 yılda bir olan büyüklükte bir depremde hasar görmüÅŸ bir yapı 3-5 yıl sonra tümü ile yıktırılıp yeniden yapılacaksa, 50 yıl sonra tekrar olması beklenen aynı büyüklükteki bir ikinci depreme dayanacak düzeyde onarılması ekonomik deÄŸildir.
Güçlendirme : Ekonomik ömrü içinde sık sık olması beklenen düzeyde bir depremde hasar gören yapının aynı boyutta depremlerin birçok kez yenilenmesi beklentisi karşısında aynı hasarın tekrar tekrar olmaması için eski durumundan daha güçlü duruma getirilmesi gerekir. Yapı yada yapı elemanında hasar yapan etkinin boyutu aynı biçimde sürmekte ise, ya da deprem gibi yapının ekonomik ömrü içinde aynı boyutta depremlerin yine olması bekleniyorsa, ki bu etkinin süregeleceÄŸi anlamına gelir, hasarın önlenmesi, durdurulması ve yinelenmemesi için yapının eski durumundan daha güçlü bir konuma getirilmesi gerekir. Yük altında aşırı sehim, deformasyon ve çatlak yapmış bir yapı ya da yapı elemanı yükünü taşırken zorlandığını gösterir. Bu durumda ya yükü azaltmak ve hasara yol açan etkiyi, oturma gibi, gidermek ya da elemanın dayanımını arttırmak gerekir. Bu ise güçlendirmek olmaktadır.
ONARIM VE GÜÇLENDİRME İLKELERİ Onanm ve güçlendirme ilkeleri hasarın nedeni ile baÄŸlantılıdır. Amaç hasarın nedenlerini giderecek önlemlerin belirlenmesi ve hasarın ortaya çıkardığı direnç kaybının giderilmesi ya da bir daha olmaması için gerekli güçlendirme önlemlerinin belirlenmesidir. Farklı hasar nedenleri deÄŸiÅŸik onarım ilkelerinin uygulanmasını gerektirmekle birlikte yine de hemen her durumda kullanılabilecek ortak önlemler vardır. Bu önlemler depreme dayanıklı yapı kavramı ile de baÄŸlantılıdır.
1- Yapının Ağırlığı Azaltılmalıdır : Herhangi bir yapı elemanı yükünü taşırken çatlamış ise yükü gerektiÄŸinden fazla demektir. Bu durumda yük azaltılırsa çatlama duracağından hasar etkisi ortadan kalkacaktır. Depremde yapıya gelen kuvvet yapının ağırlığı ile orantılı olduÄŸu için yapının ağırlığında yapılacak bir azaltma aynı oranda yapıya gelebilecek deprem kuvvetinin de azalmasını saÄŸlayacaktır. Yapıyı hafifletmek için tuÄŸla bölme duvarların yerine daha hafif alçı, gazbeton ya da ahÅŸap panolu bölme duvarlar yapılabilir. Yapı üst katlarından bir ya da birkaçı yıkılabilir. Yapıda çatıyı yalıtım için konulmuÅŸ ağır malzemeler daha hafifleri ile deÄŸiÅŸtirilebilir (Anadol ve. DiÄŸerleri 1973). Yapı içindeki kalın sıvalar ya da dış yüzündeki taÅŸ kaplamalar kaldırılabilir. Yapıyı hafifletme olanağı her zaman olmayabilir. Ancak bu olanaktan yararlanma yolları aranmalıdır. Merdivenlerden taşıyıcı sisteme gelen yükleri azaltmak için merdivenlerin yüklerini doÄŸrudan zemine aktaran düzenlemeler yapılabilir (Anadol ve DiÄŸerleri 1973).
2- Yapının SünekliÄŸinin Artması : Süneklik yapının enerji tüketme gücüdür. Betonarme yapılar rijit kolon-kiriÅŸ birleÅŸimlerinin çatlayıp hasar görerek mafsallı birleÅŸim yerine dönüÅŸmesi ile depremin enerjisini tüketirler. MafsallaÅŸan ek yerinin yük taşıma gücünde önemli bir kayıp olmamalıdır. Yapıların deprem sonrası onarımlarında çoÄŸunlukla kesitlerin geniÅŸletilmesi, çerçeve boÅŸluklarına perde duvar konulması gibi önlemler kullanılmaktadır. Bunlar ise genellikle yapının dayanımını artıran fakat sünekliÄŸi artırmayan uygulamalardır. RijitliÄŸi yüksek elemanların sünekliÄŸi azdır. Ayrıca mantolama biçimindeki güçlendirmelerde çok miktarda donatı kullanılacağından süneklik yine azalacaktır. Donatı oranı yükseldikçe süneklik azalmaktadır (Bayülke 1989). Yapilan onarım ve güçlendirme de sünekliÄŸin ne yönde deÄŸiÅŸtiÄŸini belirlemek kolay deÄŸildir. Genellikle onarım ve güçlendirme yapının sünekliÄŸini azaltmaktadır.
3- Yapının Taşıma Gücü Artırılmalıdır : Yapıda oluÅŸan hasar gelen kuvvetlere karşı dayanımın az olmasının sonucudur. Gelen kuvvetlere karşı yeterli dayanımın saÄŸlanması ile hasar durdurulacak ya da bir daha olmayacaktır. Bunun gerçekleÅŸmesi için yapının gelen ya da gelebilecek yüklere karşı dayanımınm, eÄŸer yetersiz ise, artırılması gerekir. Deprem hasarına karşı yapının özellikle yatay kuvvet taşıma gücü artırılmalıdır. Çünkü yapı hasar gördüÄŸü depremin sonunda, deprem öncesindeki yetersiz olduÄŸu bu depremde kamtlanmış olan eski taşıma gücünden bile, daha az olan bir taşıma gücündedir. Özellikle bu durum yatay kuvvetlere karşı dayanım için geçerlidir. Bu arada yapının düÅŸey yükleri deÄŸiÅŸmemiÅŸtir. Ancak yatay yüklerin etkisi ile olan hasar yapının düÅŸey yük taşımadaki güvenliÄŸini de azaltmıştır. Özellikle kalıcı yatay ötelemelerin oluÅŸturduÄŸu ikinci mertebe momentler ve çatlayıp zayıflamış olan kolon ve kiriÅŸ en kesitleri dolayısı ile yapı güvenliÄŸi azalmaktadır. Yapı hasar altında düÅŸey yüklerini düÅŸük bir güvenlik payı ile taşımaktadır. Kuvvetli bir artçı depremde yıkılabilir. Yapının onarımının ilk aÅŸaması zayıflamış düÅŸey yük taşıma kapasitesinin artırılması, yapının askıya alınması ile, ikinci aÅŸamada da yatay yüklere, deprem yüklerine, karşı olan dayanımın artırılması gerekir. Taşıma gücünün artırılması yapıya yatay ve düÅŸey yükleri alacak yeni elemanlar eklemnesi, mevcut elemanların en kesitlerinin geniÅŸletilmesi ile yapılır. Genellikle yapılan onarım ve güçlendirme ile yapının daha büyük deprem yüklerine karşı elastik bölgede kalarak, hasar olmadan, karşı koymasını saÄŸlamaktır.
4- Yapının Dinamik Özelliklerinin İyilestirilmesi : Yapıdaki hasar, asal titreÅŸim periyodu ile zemin hakim periyodunun birbirine çok yakın olmasından dolayı oluÅŸan rezonans ile ilgili ise, yapının dinamik özelliklerinin deÄŸiÅŸtirilip yapı periyodu ile zemin hakim periyodunun birbirinden uzaklaÅŸtırılması saÄŸlanabilir. Bunun için zeminin dinamik özellikleri de belirlenmelidir. Daha sonra yapı periyodunun uzatılması ya da kısaltılması, yapının daha esnek ya da rijit bir konuma sokulması ile, yapı periyodu zemin hakim periyodundan uzaklaÅŸtırilabilir. Yapınm yükü artırılırsa periyodu uzar, ancak aynı zamanda yapıya gelen deprem yükü artar ve yapının taşıma gücünün de artırılması gerekir. Yapının rijitliÄŸi artırılırsa periyodu kısalır. Yapıya yeni elemanlar eklenmesi ve kesitlerin geniÅŸletilmesi yapının hem rijitliÄŸini hem de taşıma gücünü artıracaktır. Yapının sönüm oranının artırılması ve yapıdaki katlar arasında rijitlik deÄŸiÅŸimlerinin uyumlu olmasının saÄŸlanması da yapının dinamik özelliklerini iyileÅŸtiren önlemlerdir. Yapının rijitliÄŸinin üst katlardan aÅŸağıya doÄŸru giderek artması, katlar arasında ani ve büyük rijitlik farklarının olmaması: üst kattan gelen perde duvarın zemin katta yapılmamış olmasından ya da zemin katta yapılan perde duvarların üst katlarda kesilmiÅŸ olması gibi, yapının dinamik özelliklerini iyileÅŸtiren önlemlerdir.
5- Burulma Etkisi Azaltılmalıdır : Birçok yapıda hasar yapının katlarındaki ağırlık ve rijitlik merkezlerinin birbirinden uzak olmasının ortaya çıkardığı burulma etkisi ile oluÅŸmaktadır. ÖrneÄŸin perde duvarların yapının bir yanında toplanmış olması burulma oluÅŸturacağı gibi, taşıyıcı olmayan bölme duvarların katlarda dengeli bir biçimde yerleÅŸtirilmemiÅŸ olması da, yapının ağırlık ve rijitlik merkezleri arasında fark oluÅŸturarak, yapıda burulma etkisi ortaya çıkarabilmektedir. Burulma sonucu yapının bazı elemanlarına gelen yatay kuvvetler, burulma etkisi oluÅŸmayacağı varsayımına göre yapılan hesaplarla, elemanda saÄŸlanan dayanımdan büyük olur ve hasar yapar. Onarım sırasında eklenen perde duvarların da bir burulma etkisi yaratabilecekleri göz önünde tutulmalı ve yerleÅŸtirilmeleri sırasında rijitlik merkezi ile ağırlık merkezi arasındaki mesafe olabildiÄŸince az tutulmalıdır.
6- Yükleri Taşıyacak Yeni Elemanlar YerleÅŸtirilmelidir : Yapıda depremde gelen yatay, yûkleri taşıyacak elemanlar yetersiz ise ya bu elemanların yatay yük taşıma güçleri artırılır ya da yeni yatay yük taşıyacak elemanlar yerleÅŸtirilir. Yapıların onarım ve güçlendirilmesine karar verilirken göz önünde tutulması gereken bir baÅŸka nokta yapının bulunduÄŸu yerdeki olanaklardır. Nitelikli malzeme ve iÅŸçiliÄŸin bulunamaması ile istenilen dayanımda yapılamamış bir yapının güçlendirilmesi için gerekli daha yüksek nitelikli malzeme ve iÅŸçiliÄŸin bu kez saÄŸlanabileceÄŸi ve güçlendirmenin istenilen düzeyde olabileceÄŸini beklemek gerçekçi görünmemektedir. Onarım ve güçlendirmenin uygulamasının projeyi hazırlayanlarca denetlenerek yaptırılmasının daha etkili olacağı sanılmaktadır. Çünkü istenilen amacı saÄŸlayacak ayrıntıların kesinlikle hiçbir ödün verilmeden yaptırılması gerekir. Bir diÄŸer deyiÅŸle onarım, projeyi yapan mühendis tarafından "kendi eli" ile gerçekleÅŸtirilmelidir.
Kaynak:sismiktasarim.com
Popülerliği: 16% [?]

















Yorum Yok
Yorum Yapın